Archive for the ‘Hürriyet Gazetesi (Ekim 2008)’ Category

Hürriyet Gazetesi ( Ekim 2008 )

11 Ağustos 2010

Çekimleri Antakya’da süren dizinin başrol oyuncuları Tuba Büyüküstün, Murat Yıldırım, Selma Ergeç ve Nur Sürer anlattı.

Photobucket Photobucket

Photobucket  Photobucket

    Bu akşam Kanal D ekranlarında “Asi” adlı yeni bir dizi başlıyor. Çekimleri Antakya’da gerçekleştirilen, el değiştiren burjuvanın, emeğin ve büyük bir aşkın konu edildiği diziyi, başrol oyuncuları Tuba Büyüküstün, Murat Yıldırım, Selma Ergeç ve Nur Sürer anlattı.

TUBA BÜYÜKÜSTÜN

İmkansız aşk diye bir şey yok
Tuba Hanım, öncelikle sizin canlandırdığınız karakterden biraz söz edebilir miyiz?
Birbirinden çok farklı bir çiftin dört kızından ikincisiyim . Diğer kızlar anneye daha yakınken, Asi karakter olarak babasına yakın. Veterinerlik okumuş, başka olanakları da varken toprakla uğraşmayı seçmiş, yani enerjisini topraktan alan bir karakter. Köklerine çok bağlı ayrıca . Gurur ve onur ise hayatının vazgeçilmez olguları.
Bu projeyi sizin için cazip kılan neydi?    
Her şeyden önce hikaye herzaman en önemli unsurdur. Aşk ve gurur ikilemi mutlaka hepimizin yaşadığı bir şeydir. Gururumuz yüzünden işimizden ayrılırız, aşkımızı terk ederiz, arkadaşlarımızdan oluruz. Bizimkisi çok hayatın içinden bir hikaye.   
Siz olsanız imkansız bir aşk karşısında ne yapardınız?   
Bir aşkı insana kendisinden başka hiçkimse imkansız kılamaz.    
İzleyici bu hikayeden kendisine ne pay çıkarır?    
Belki aşkları ve gururları arasında kaldıklarında, karar vermeden önce son bir kez daha düşünmeleri gerektiğini anlatabiliriz. Çünkü aşk ve gurur, bir kere gittiğinde bir daha kazanılması zor olan olgulardır.    
Şimdiye kadar yer aldığınız projeler aşk ağırlıklıydı. Bu ileride dezavantaja dönüşür mü?                                                                                                                                                    Oynadığım hiçbir karakterin üzerime yapıştığını sanmıyorum.

MURAT YILDIRIM:

Hikayenin başrol oyuncusu Antakya
Siz dizide hangi karakteri canlandırıyorsunuz?
Geçmişinden bir parça olan Antakya’ya dönen başarılı ve genç işadamı Demir Doğan rolündeyim. Demir bir yandan bu büyülü şehirde tutkulu bir aşk keşfederken, bir yandan da esrarengiz geçmişiyle yüzleşecek.
Projeye “evet” dedirten neydi?
Hikaye ve karakter. Her ikisi de etkiledi beni .
Antakya’nın doğal dokusunun hikayeye ve oyunculuğunuza katkısı olduğunu hissediyor musunuz?
Tabii ki. Hikayemizin başrol oyuncusu Antakya diyebilirim. Hikaye burayla bire bir örtüşüyor. Canlandırdğım karakter de çocukluğunda burayı terk etmiş ama bu şehri 20 yıl boyunca aklından çıkaramamış.
Son olarak .
Yeni bir işe başladık ve yeni bir heyecan yaşıyoruz.

SELMA ERGEÇ

Toprak sadece bir emanettir
Siz dizinin Defne’sisiniz öyle değil mi?
Evet, Defne ailenin en büyük kızı. Mutluluğu arayan, her insanın içinde iyilik olduğuna inanan, yüzeydeki kötü şeylerin altında bile insancıl iyilik tohumları arayan uzlaşmacı bir karakter Defne . Mutluluğu paylaşmayı seven ama üzüntüsünü içinde saklayan bir karakter. Bu duygular içerisindeyken de ilk aşkını yaşıyor.
Projede sizi etkileyen şey neydi?
Tereddütsüz kabul etmemdeki en büyük neden Tomris Giritlioğlu’nun projesi olması ve güçlü kadroydu.
Bu projenin unuttuğumuz pek çok duyguyu yeniden canlandıracağı söylendi. Sizce unutulan o duygular neler?
İnsanların barış içinde, çıkar gözetmeksizin yaşaması ve omuz omuza her türlü zorlukla mücadele etmesi .
“Asi” aynı zamanda bir kadın hikayesi. Sizce işlenilen bir kadın hikayesinde değinilecek en hassas nokta nedir?
Bağımsızlığı ve toplum içerisinde ona empoze edilmiş rolden sıyrılması.
Bu projenin bir aşk ve kadın hikayesi olmasının yanı sıra “Hükmedilmez doğanın, intikamın ve bir savaşın hikayesi” olduğu da söyleniyor. Bu başlıklar sizde ne hisler uyandırıyor?
Toprak sadece bir emanettir, kimse onun sahibi olamaz, sadece o emanete en saygılı ve iyi şekilde bakılabilir. Savaş ve intikam da bu gerçeğin anlaşılmamasından ötürü çıkar.

NUR SÜRER

Senaryoyu okumadan teklifi kabul ettim
Nur Hanım, siz dizide hangi roldesiniz?
Sürekli neşeli olmak isteyen Neriman’ı oynuyorum. Vurdumduymaz biri ama bu tavrı biraz da ailesini koruma isteğinden kaynaklanıyor.
Senaryo gelir gelmez kabul ettiniz mi?
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, daha senaryoyu okumadan, projenin başında Tomris Giritlioğlu’nun olduğunu öğrenir öğrenmez “evet” dedim. Ayrıca bir kadın hikayesinin içinde olmak da bana mutluluk veriyor.
Bu proje hangi duyguları öne çıkaracak sizce?
Ülkemizdeki çarpık ekonomik gelişme toprağa bağlılığa, doğa sevgisine büyük darbe indirdi, toprağın bize kazandırdığı bütün güzellikler çürümeye yüz tuttu. “Asi” bu bozulan değerleri hafızalarımıza yeniden yerleştirmek istiyor.
Dizideki Asi karakterini siz nasıl yorumluyorsunuz peki?
Bu projede Asi Nehri ile kızım Asi’nin kaderlerini ve karakterlerini birleştiriyorum. İkisi de direniyor ve tersine akıyorlar. Asi’nin karakterini, ülkemizdeki yozlaşmaya karşı direnç gösteren bir kadın durumunu ortaya koyması açısından önemsiyorum.
Aşkın tanımını yapabilir misiniz?
Ben aşkı, ilk görüşte etkilenme olarak düşünürüm. Bu açıdan benim için çok önemli değil, yerini gerçek sevgiye bırakmazsa içi boş bir kelime olarak kalır.                                                                                                                                 Yaşadığınız aşklarda hiç anlaşılmadığınızı düşündünüz mü?
Benim için en son yaşadığım sevgi önemlidir. Çok sevilen bir kadın olduğum için anlaşılmadığımı da hiç düşünmedim .


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.